Sülükler ile tedavi anlamına gelen Hirudoterapi, eski zamanlardan beri tedavi amacıyla kullanılmıştır. Sülük tedavisi ile ilgili yazılı kaynaklar M.Ö 15. yüzyılda yaşamış Babil’li hekimlere dayanır. Ayrıca milattan önce yaşamış olan Galen’de sülük tedavisi uygulamıştır. Bununla beraber İbn-i Sina kendi tıp kitaplarında sülük tedavisini anlatmıştır. 20. Yüzyılda insanlar doğal tedavilerden uzaklaşarak bilimsel kaynaklı tedavilere yönelmişlerdir. Bu durum sülük tedavisinin unutulmasına neden olmuştur.

Yirmi birinci yüzyılda sülük tedavisi geniş ve kapsamlı etkileri açısından vazgeçilmez bir tedavi yöntemi olarak hızla yayılmaktadır. Avrupa’da sadece Almanya’da 300’den fazla Hirudoterapi kliniği vardır. Alman Tıbbi İlaç Kanunu’nda sülükler hazır tıbbi ilaç olarak kabul edilmiştir. Dünya üzerinde sadece Avrupa’da yılda 100 milyonun üzerinde sülük, tedavi  amacı ile kullanılmaktadır. Amerika’da Hirudoterapi yapan hekimler tarafından kurulan derneğin 1000’in üzerinde üyesi vardır. 2004 Yılında Amerika İlaç ve Gıda Dairesi tarafından tıbbi sülüklerin Avrupa’daki gibi eczanelerde satılmasına izin vermiştir.

    SÜLÜĞÜN YAPISI VE DİĞER ÖZELLİKLERİ

Sülüklerin 15.000’den fazla türü vardır. Bunların yaklaşık 650 tanesi Hirudinea sınıfındandır. Sülüklerin çoğu ektoparazit olup kan emerek beslenirler. Sülüklerin hepsi kan emici değildir. Bazı türleri böcek ve salyangoz gibi omurgasızları yiyerek beslenirler. Kan emerek beslenen sülüklerin çoğu kurbağa, balık, salyangoz, kaplumbağa, kabuklu su canlıları ve omurgalı hayvanlarda ektoparazit olarak beslenirler. Sülüklerin 3 ayrı çenesi vardır. Her bir çenesinde 90’a yakın diş vardır. Isırdıklarında kanı emmeye başlarlar. Bununla beraber sülüklerin salyasında bulunan antibiyotikler, lokal anestezikler, pıhtılaşmayı engelleyici maddeleri konakçının vücuduna enjekte ederler.

Tedavi amacıyla kullanılan bir kaç sülük türü vardır. Bunlara Tıbbi Sülük denir. Bu türler Hirudo Verbana , Hirudo medicinalis ve Hirodo oryentalis‘dir. Türkiye’de en çok Hirudo Verbana türü bulunmaktadır. Hirudo Verbana ülkemizde daha çok doğal göllerde popülasyonunu devam ettirmektedir.  Avrupa ülkelerinin sülük ihtiyacını çoğunlukla Türkiye karşılamaktadır. Bu durum bilinçsiz avlanmayı beraberinde getirmektedir. Ancak son yıllardaki önüne geçilemeyen bilinçsiz avlanma, sülüklerin neslini tehlike altına almıştır. 2004 Yılında Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın aldığı karar ile sülüklerin hekimler tarafından tedavi amacıyla kullanmasının önü açılmıştır. Türkiye’de son yıllarda hekimlere yönelik verilen eğitimler ile Hirudoterapi hızlı bir şekilde yayılmaktadır.

.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir